| Karaincir |
| Mavi yolculuk tutkunlarının mutlaka durduğu kristal su kaynaklarının gelenlere can verdiği minik bir körfezdir. Bodrum merkeze 16km uzaklıktadır. Ayna gibi berrak kıyısı özellikle sevdalıların mekânı olmaya adaydır. |
|
|
| Yalıkavak |
| Bodrum’a 18 km. uzaklıkta bulunan köy, yarımadanın kuzeybatısındadır. Yel değirmenleri, denizi, balığı ve narenciyesi ile ünlü olan Yalıkavak’ın bir diğer özelliği de en ünlü süngercilerin buradan çıkmasıdır.
Bodrum'dan Yalıkavak'a karadan yapılan yolculuk sırasında, konuklar yarımada üzerinde en çok görülmesi gereken manzaraları seyrederler. Verimli vadilerden yukarı doğru tırmandıktan sonra, yol dağğın tepesini keserek aşağı doğru, yarımadanın ortasına iner ve Yalıkavak'a varmadan önce, yörenin ve güney kıyılarını ortadan iki ayırır. Yalıkavak, yıllarca Ege'nin Türk kıyılarındaki en önemli balıkçılık merkezlerinden biri, balıkçı ve sünger avcılarının teknelerinin sığındığı bir liman olmuştur. Bugün yerli halkın çoğu hala denizcidir.
Yalıkavak, bir yandan denizin ağır işçiliği olan balıkçılığı, diğer yanda da çağın getirdiği kahve, restoran ve barlar gibi turistik olguları günümüzde içiçe yaşamaktadır. Getirdikleri deniz ürünlerini boşaltan balıkçı motorları ve yolcularını karay |
|
|
| Gündoğan |
| İnsan elinin az değdiği, güzelliğini en doğal biçimiyle hala korumakta olan Gündoğan Koyu, Bodrum’a 18 km.dir
Mandalina bahçeleri ile ünlüdür.
Otomobille Yalıkavak'tan bir kaç dakika doğuya doğru, yol kenarlarındaki harika kaya oluşumlarını ve çam ormanlarıyla örtülü yüksek tepeleri geçerek gidildiğinde, yol, tek başına ayakta duran Gündoğan köyüne çıkar. Eski bir Rum sözcüğü olan "Farilya" "güneşin doğuşu" demektir ve hala bazı yol işaretlerinin üzerinde bu sözcük yazar. Bir zamanlar çoğu halk sahilde yaşar, balıkçılık ve sünger avcılığı gibi yerel endüstriyi desteklermiş. Birinci Dünya Savaşı sırasında, İngiliz savaş gemileri buradaki halkı korkutmuş; onlar da içerilere kaçarak, rıhtımı öylece olduğu gibi ve ıssız bırakmışlar.
Bir zamanlar önemli bir balıkçılık merkezi olan Gündoğan'ın bugün önemli geçim kaynakları tarım (özellikle de narenciye) ve turizmdir. Sahilde birkaç konforlu ama küçük otel hizmet verir. Çok özel kıyı restoranları, Gündoğan'ın eska balıkçılarının taze |
|
|
| Güvercinlik |
| BODRUM Güvercinlik Bodrum’a 25 km uzaklıkta yeşil ve mavinin iç içe geçtiği harika güzelliğe sahip bir koydur .
Güvercinlik bu doğal ve doyumsuz güzelliği yanında, karşısında bulunan Salih Adası ile de ilgi çekmektedir.Bodrum'un en güzel balık restaurantları deniz ile içi içe buradadır. |
|
|
| Gümüşlük |
| BODRUM Gümüşlük Yarımadanın en eski yerleşim birimlerinden biridir. Gümüşlük'de Tavşan Adasını karaya bağlayan eski limanın kalıntılarını yer yer görebilmek mümkündür.Bu huzur dolu köy, yarımadanın üzerindeki en eski yerleşim yerlerinden biridir. Alçak gönüllü restoranları, pansiyon ve motelleri bulunmakta, fakat köy genişleyememektedir; çünkü burası resmi olarak arkeolojik bir sit alanıdır ve doğal görünümü değiştirecek herhangi bir şey yapmaya veya yerleri kazmaya izin verilmemektedir. |
|
|
| Akyarlar |
| Nefis bir kumsala ve pırıl pırıl bir denize sahip olan koy, Bodrum’a 13 km. uzaklıktadır. Antik adı Arhialla olan Akyarlar, sörf için son derece uygun koşullara sahip olması ile dikkat çekici olmaktadır.
Karaincir'i geçerek devam edildiğinde, kıyıdan yükselen, tepesinde Osmanlı ormanlarının, yamaçlarında ise tarihi bir Yunan Kilisesinin kalıntılarının bulunduğu Aspat dağı geçilerek, eski bir balıkçı köyü olan Akyarlar'a varılır. Sahildeki bazı evlerden de anlaşılacağı gibi, Akyarlar eskiden ünlü bir Rum yazlık beldesiymiş. |
|
|
| Bitez |
| Bodrum Bitez Bodrum’a 10 km. uzaklıkta bulunan Bitez
Bitez, köyle deniz arasındaki araziyi kaplayan mandalina bahçeleri ile maviyle yeşilin birleştiği en güzel köşelerden biridir.
Bu geniş kumsala Bodrum'dan kalkan dolmuşlarla kolayca gidilir. Dolmuşlar bir kaç otel ve restoranın önünden geçerek, sahil boyu gitmeden, Bitez'in içinde dururlar. Denize girmek ve güneşlenmek için inşa edilmiş olan küçük iskeleler kıyıdan uzanır. Kumsalın arkasındaki kurumuş nehir yataklarından ilerlenildiğinde, narenciye üreticilerinin gözetimindeki yüzlerce dönümlük mandalina bahçeleri gözler önüne serilir. Bitez'in diğer adı Ağaçlı'dır.
Bitez, Ortakent ile birlikte yarımada üzerindeki en önemli narenciye yetişme alanıdır. Kumsal, susporlarının ateşli meraklıları ve güneş aşıkları ile ünlüdür. |
|
|
| Gümbet |
| Bodrum‘un yalnızca 2 Km. Güneyindedir. Adını sayısız beyaz kubbeli yağmur sarnıçlarından alan Gümbet, yarımadanın en uzun ve ünlü kumsallarından biridir. Kıyısı sığdır ve deniz sahilden yavaş yavaş derinleşir. En sıcak günlerde bile, koyun boğazından içeriye doğru serin bir esinti oluşur. Burası, ufak kiralık sandalları, su kayağı, sörf ve geniş kumsaldan başlayan paraksi gibi su sporlarıyla ünlü bir spor merkezidir.
Gümbet‘in popülaritesi, burada oldukça ünlü bir gece yaşamının doğmasına neden olmuştur. Gümbet sokakları, gün doğumuna kadar, barlardan ve yol kenarlarındaki kahvelerden gelen müzik seslerinin titreşimleriyle dolar. |
|
|
| Yahşi |
| Ortakent de, Bitez gibi kumsaldan içerlektir. Burası yarımadanın en eski yerleşim bölgelerinden biridir. Büyük bir mandalina üretim alanıdır. Bodrum'un suyu buradan sağlanır. Bodrum'un batısında, anayol üzerinde kuruludur. Çevredeki onüç orijinal kuleli ev de burada bulunmaktadır. 1601'de inşa edilmiş Kuleli Mustafa Paşa Konağı'nın damında ve belki de savunma amacıyla inşa edilen 60 cm. kalınlığındaki duvarların top ateşlerinin açtığı gedikler bulunmaktadır.
Ortakent'ten ileriye doğru gidildiğinde varılan Yahşi, Bodrum'a doğru doyulmaz güzellikte manzaralar sunar. Buradan bir yol da küçük otel ve restoranlarla bir kaç küçük iskelenin bulunduğu geniş kumsala uzanır. |
|
|
| Torba |
| Torba, yarımadanın en kuzeydoğu ucunda, korunmalı bir koyda kuruludur. Sakin ve huzurlu bir atmosferi ve Bodrum'a kolayca ulaşımı olması, buranın popüler olmasını sağlamıştır. Uzun kıyısı boyunca küçük pansiyonlar, barlar ve özel güneşlenme iskeleleri bulunmaktadır.
Bu korunmalı limanın bir parçası olan Torba, yatçıların uğradıkları ve balıkçı yerli halkın yakaladıkları deniz ürünlerini boşaltabildikleri, ünlü ve sakin bir barınaktır. Ayrıca her gün bir feribot, henüz bozulmamış Güllük körfezinden karşıya geçerek, Didim'e gider; böylece bir yandan muhteşem Apollo Tapınağı seyredilirken, diğer yandan da hoş bir vapur seferi yapılmış olur.Geleneksel Türk misafirperverliğinin yarattığı hoşça vakit süresince alınan keyif, yüzlerce yıldan bu yana belki de hiç değişmeyen geleneksel köy yaşamının gözlendiği bu seyrekçe uğranılan köylere konuk olmak, yarımadayı ziyaret edenlerin kaçırmamaları gereken belkide en değerli yaşam deneyimidir. |
|
|
| Ortakent |
| Mandalina bahçeleri ve ılık denizi ile ünlü olan Ortakent Bodrum’a 14 km. uzaklıkta olup Bodrum’daki köy yaşamını gözlemlemek için en uygun noktalardan biridir.
Ortakent de, Bitez gibi kumsaldan içerlektir.
Burası yarımadanın en eski yerleşim bölgelerinden biridir. Büyük bir mandalina üretim alanıdır. Bodrum'un suyu buradan sağlanır. Bodrum'un batısında, anayol üzerinde kuruludur. Çevredeki onüç orijinal kuleli ev de burada bulunmaktadır. 1601'de inşa edilmiş Kuleli Mustafa Paşa Konağı'nın damında ve belki de savunma amacıyla inşa edilen 60 cm. kalınlığındaki duvarların top ateşlerinin açtığı gedikler bulunmaktadır.
Ortakent'ten ileriye doğru gidildiğinde varılan Yahşi, Bodrum'a doğru doyulmaz güzellikte manzaralar sunar. Buradan bir yol da küçük otel ve restoranlarla bir kaç küçük iskelenin bulunduğu geniş kumsala uzanır. |
|
|
| Konacık |
| Karia Bölgesi'nin LELEG yerleşim kenti olan ve konumundan dolayı günümüze daha az bir yıpranma ile ayakta kalabilen PEDASA kelime anlamı olarak Luvi (Eski Hititçe) dilinde ‘Keçi Yolu (Patika)' anlamındadır.
Konacık,Gökçeler Mevkiinde bulunan PEDASA, ünlü tarihçi Heredotos'a göre M.Ö. IV ve V. Yüzyıllarda bölgenin en önemli ticaret kentidir.Bakımlı üzüm bağlarından elde ettikleri şarapları günümüz yerleşiminde Çırkan Köyü üzerinden Bitez Limanından ihraç ederek dönemin antik çağında tacirlikleri ile ünlenmişlerdir. |
|
|
| Turgutreis |
| Bodrum merkeze 20km uzaklıktadır. Ünlü Osmanlı amirali Turgut Reisin bir zamanlar egede konuşlu muhteşem filosunun komuta merkezi olmuştur. Yarımadanın her yerinde olduğu gibi narenciye yetiştirmeye uygundur. Kalabalık bir nüfusa sahip olup doyumsuz günbatımları ve deniz fenerleri insanoğlunun içindeki yalnızlık duygusunu kamçılar. Kıyıdaki adacıklarda 1961 den beri deniz altı arkeoloji araştırmaları yapılmaktadır.
|
|
|